25.11.2017

Bana sorsan?z, “Taygun, evlili?e ne kadar kar??d?r?..” diye... Ik?n?r, s?k?n?r ve size ancak, “Zübrültüfprf kadar!..” derim... Çünkü bunu anlatabilece?im normal bir sözcük bulamam... Taygun’un evlili?e kar?? olmas?n?n kökeninde, bu kurumun insanlar?n hareket alan?n? yoketmesine, onun beyinlere yerle?erek özgür dü?ünce merkezlerini parçalayan bir tür virüs oldu?una ve insan?n kendisini kendi eliyle birey olmaktan ç?kar?p, sürünün bir parças? haline getirdi?ine inanmas?n?n yan?s?ra, çok mutsuz bir ailede büyümü? olmas? yatar...
Annesiyle babas?n?n, evliliklerinin otuzuncu y?l?nda bile hâlâ, “nikahta önce kim, kimin aya??na bast???n?n” kavgas?n? yapmalar?, babas?n?n altm??üç ya??nda, NTV’nin bayan haber spikerlerini videoya al?p, gizli gizli seyrederek iç çektikten sonra banyoya kapanmas?na ?ahit olu?u sözde kutsal denilen bu müessesenin, ki?ilikleri ufalay?p çökerten, yitip giden tüm özlemlerinin ard?ndan bakakal?p bilincin karanl?k taraf?nda solucan gibi k?vranan insanlar?, kahredici bir hastal?k gibi kemiren ölümcül bir yarat?k oldu?una inanm??t?r...
Her f?rsatta da “Evlilik mi?.. Pööh!..” demi? ve eklemi?tir, “dibine vuray?m ben böyle kurumun!..” dibine vurmak betimlemesini bir kez de bo? bulunup Nahide’nin yan?nda kullan?nca k?zca??z, o güne dek gördü?üm en ?a??rt?c? renkten renge girme krizi geçirmi?ti...
Akl?n alamayaca?? bir ?ekilde öyle h?zl? renk de?i?tiriyordu ki, durumu bilmeyen çevredeki insanlar, belediyenin bir havai fi?ek yapt???n? san?p ba??m?za toplanm??lard?...
Yusuf çok sinirlenmi? ve Taygun’un çenesine destekli bir tokat at?p, “Ulan ?u k?z?n yan?nda dibine vuray?m denilir mi be!.. Laf?n? bile duydu?unda kendi dibine vurulmu? gibi oluyor, bilmiyor musun!..” diye ba??rm??t?...
Taygun, kap?s? çal?n?p da kar??s?nda Yusuf’u görünce, ilk dü?ündü?ü ?ey, daya?? sessizce yiyip apartmana rezil olmamakt?... Çünkü o esnada so?uk sütle suland?r?lm?? Amerikan mal? m?s?r gevre?i yiyordu... E?er Yusuf, içeri girer ve masada duran Corn Flakes kutusunu görürse, zeytin, peynir vs.’den olu?an kendi öz kahvalt?m?z yerine, kapitalizmin yapay bir ürünü olan m?s?r gevre?i yedi?i için Taygun’u on dakikadan az olmamak üzere bir güzel “zopalard?”...
Üstelik elinde bir de Migros po?eti vard? ve içinde ne oldu?unu kimse bilemezdi.. Neyse ki içeri girmedi ve “Çabuk haz?rlan gel, arabana ihtiyac?m?z var..” dedi... Yedi dakika sonra Taygun’un kulland??? otomobille sokaktan caddeye dönüyorlard?...
Yusuf’un k?sa komutlar?yla birkaç sokak ötedeki bir çiçekçinin önünde durduklar?nda, Taygun yakla?makta olan felaketi sezer gibi olmu? fakat hemencecik akl?ndan kovmu?tu. Ama en büyük korkusunun ba??na geldi?ini anlamakta gecikmedi.
Araban?n oras?na buras?na renkli kal?n kurdelelerin ili?tirilmesini, ?effaf seloteyplerle çiçekler yap??t?r?lmas?n? ve plakalar?na da “EVLEND?K MUTLUYUZ” levhas?n?n tak?lmas?n? bir korku filmi gibi izledikçe rengi kireç gibi olmu?, nabz? dakikada otuzlara dü?mü?tü...
Son ve bitirici darbeyi de Yusuf’un Migros po?etinden ç?kard??? oyuncak gelini görünce ald?... Oyuncak gelin kaputun ön taraf?na tutturulurken yüre?i ac?yor, ruhu solarken ki?ili?i parçalan?yordu...
Zavall? arac?n?n, gözlerinin önünde maymuna dönü?mesini izlerken o arabayla ilgili an?lar geçiyordu zihninden... Hayatta en nefret etti?i kurum olan evlili?in anlams?z bir sembolü haline gelen arabada yap?lan dü?ünsel tart??malar?, Nietzsche ve Buddha’dan ba?lay?p, Beckett ve Cohen’le sona eren “brain storm”lar?n? ve... Ve!..
Gözlerinden ya?lar süzüldü?ünü bile farketmedi Taygun... O andan sonra hiçbir ?eyin anlam? olamazd? art?k... Yusuf’un kendisine gelin arabas?n?n ?oförlü?ünü de yapaca??n? söylemesini duygusuzca kar??lad? o yüzden...
Ondan sonra ba??na gelen her?eyi hiçbir tepki vermeden, bir robotmu?cas?na kabullendi... Gelin ba?? yap?l?rken kuaförün önünde yakla??k ikibuçuk saat beklemesi, kaportan?n tozlar?n? almas? konusunda Yusuf’un tacizleri, uzun ve yaygarac? bir dü?ün konvoyunun en önde, “daaaat daaat, da da dat” diye melodik bir ?ekilde korna çalmaya zorlanarak ?ehirde saatler süren bir tur atmas?, nedenini asla bilemedi?i yan aynaya ba?lanan bir havlu...
Gelinin görümcesi, damad?n day?s?n?n iki k?z?, bir ya?l? hala ve onun dokuz ya??ndaki ebleh torunu, ve yine damad?n sa?d?c? ile onun ?i?man ablas?n?n, arabaya t?k?? tepi? oturmalar?, girilen her çukurda ac?yla inleyen amortisörler ve tak?rdayarak can çeki?en ön tak?mlar, konsola özenle yap??t?r?lm?? Che Guevera ç?kartmas?n?n, on ya??ndaki salak torun taraf?ndan Fred Çakmakta?’a benzetilerek li?me li?me soyulmas?...
Sanal bir felç geçiren Taygun, ruhsuz ve tepkisiz, granitten bir bedene dönü?mü?, hiçbir ?eye müdahale edemiyordu art?k...
Dü?ün salonuna geldiklerinde di?er dostlar da oradayd?... Nahide, Sibel, ?ermin, Tacettin, Bekir, Orkun, Tarcan, Berkay... Hepsi!.. Anlams?z ifadeler ve ?a?k?n gözlerle, bizim burada i?imiz ne der gibiydiler... Kürtaj yap?lm??ças?na yataklar?ndan sökülüp al?nan çaresiz birer cenin gibi, yak??madan ve acemice duruyorlard? bir kenarda...
Saçlar? mizampli’li, parlak kadife tuvaletli kad?nlar, rak? göbeklerinden dolay? ceketlerinin önü kapanmayan b?y?kl? adamlar, insanlara çarpa çarpa ko?u?turup duran, sözde ??k giydirilmi? ?ekilsiz o?lan çocuklar?, kabar?k ve tüllü elbiseleri ile, a??r makyaj yap?ld??? için kad?n suratlar?n?n alt?nda çelimsiz bacakl? birer cüceyi and?ran küçük k?z çocuklar? ile atmosfer; Star Wars filmindeki uzayl? yarat?klar bar?n? an?msat?yordu...
Gelin arabas?, Akasya dü?ün salonunun önüne yana?t???nda yar? alk??, yar? dedikodu f?s?lt?lar?n?n aras?nda, önce dokuz ya??ndaki salak torun f?rlad? d??ar?, sonra sa?d?c?n ?i?man görümcesi, sa?d?ç, sonra damad?n day?s?n?n iki k?z?, sonra damat, ard?ndan gelin ve son olarak da ya?l? hala ç?kt? arabadan... Dostlar uzak bir kö?eden bak?yorlar ve bu arabay? nereden tan?d?klar?n? ç?kartmaya çal???yorlard?...
Art?k ya?amak istemeyen, tükenmi?, yorgun ve amaçs?z görünen araba, olgun ama a?a??lanm??l?kla yüklü ölümcül ???n?mlar yay?yordu sanki... Tacettin, ?ermin, Nahide, Berkay, Tarcan, Orkun, Sibel... Ayn? anda duyumsad?lar bu alg? demetlerini... Ve bu garip, beyinsel bili?im, gelin arabas?n? kullanan sürücünün a??r a??r d??ar? ç?kmas?yla anlamland?, senkron kazand?...
Taygun çevresi kararm?? gözleri ve a??r yorgunluk içeren bir ifadeyle bakt? dostlar?na.. Ve dostlar da ona!.. Sanki saatlerce sürdü kar??l?kl? bak??malar?...
Dostlar, gelin arabas?yla Taygun aras?ndaki nonfigüratif ve soyut ili?kiyi çözmeye çal???yorlard?... Yanmakta olan bir odun sobas?ndan Eskimo ç?ksa, daha az kafalar? kar???rd?... Bu co?rafyan?n gördü?ü en azg?n evlilik kar??t?, bir gelin arabas?ndan ç?k?yordu ha!.. Hem de ?oför olarak...
Fazla dayanamad? Taygun... H?çk?r?klara bo?ularak oldu?u yere y???ld?... Dostlar ko?tular...