25.11.2017

Çar?amba, saat 11.29...
Berkay bugün daha iyi... Hatta iyiden de öte konu hakk?nda espriler bile yap?yor. Bir gazetede depresyon hakk?nda ç?kan bir yaz?y? gösterdi bana... Yaz?da a??r depresyon nedenleri say?larak herbirine 10 üzerinden puanlar verilmi?. Örne?in bir yak?n?n ölümü 10 puan, bo?anmak 7 puan, i?ini kaybetmek 8 puanken, heyecanl? bir film seyrederken elektriklerin kesilmesi 2 puand?...
Berkay, bu depresyon nedenlerinin aras?na, ilgi duydu?unuz k?z?n havuza i?emesine ?ahit olmak diye bir madde daha konulmas? ve en az?ndan 6 puan verilmesi gerekti?ini söyledi... Güldük ama yine de Berkay’?n gözlerinin nemlendi?ini farketmi?tim...
Fakat bana sorarsan?z en zor ?ey, bu durumu ?ermin’den saklamaya çal??makt?... K?zca??z Berkay’daki bu de?i?ikli?in nedenini sordukça konuyu kapatmak ya da kaçamak yan?tlar vermek zorunda kal?yorduk... Zaten yeteri kadar sorun ç?km??t? ve bir de ?u tip bir diyalo?u asla göze alamazd?k...
?ermin- “Berkay dünden beri çok durgun ve adeta benden kaç?yor çocuklar... Nedenini bilen var m? acaba?.”
?çimizden biri- “Çünkü dün seni yüzme havuzuna i?erken görmü? can?m...”
?ermin- “Aman tanr?m, inanm?yorum!...”
Bir ba?kas?- “Görmekle de kalmay?p, dipten yüzdü?ü için burnu senin çi?lerinin içine girmi?...”
?ermin- “Yoooooooooooooo... Ooooo!.” (kaçar gider)
Hay?r... Nahide ve Berkay’dan sonra ?ermin’i de kaybetmeyi göze alamazd?k... onun için gerçe?i bilmemesi daha iyiydi...

Çar?amba, saat 13.42...
Nahide, çantas?ndaki kusmuklarla kar??la?t???ndan bu yana kendisini toparlayabilmi? de?il... Hatta gittikçe daha kötüle?ti?ini bile söyleyebiliriz... otel odas?nda periyodik ç??l?klar atmaya devam ediyor...
Mü?teriler de buna al??t?... 5.5 ya??nda Ukrayna’l? bir çocuktan ba?ka korkan kalmad?... Nahide’yi gözetim alt?nda tutan doktor da s?k?ld? ve otelden gizlice kaçt?...
Çok... Çok üzgünüz ama gerçekten yap?labilecek ba?ka bir?ey yoktu... Nahide’nin a?z?na ambalaj band? yap??t?rd?k ve onu yata?a ba?layarak tatilimize devam etik... Tabii ki tatilden sonra ona çok iyi davranmaya ve tedavi masraf?n? üstlenmeye yemin ettikten sonra...

Çar?amba, saat 16.04...
Güne? alt?nda gün boyu sürekli bira içmenin dostlardan baz?s?na yaramad???n? ac? deneylerle ö?rendik...
Yüzme havuzunun az ilerisinde bir kayna?ma oldu ve ard?ndan A?r?’l? garson ko?arak yan?m?za geldi. “Arkada??n?z? alabilir misiniz acaba!..” dedi, do?rulduk, bakt?k.. Baz? adamlar Tacettin’i tartakl?yorlard?.
Garson devam etti, “çocuk havuzuna giriyordu da...”
“E ne var bunda..” dedi. Tarcan, “Yüzme bilmiyor diye serinlemesin mi yani... Çocuk havuzunun bir kenar?nda gir...”
A?r?’l? garson sözünü kesti, “Yok ondan de?il... Mü?teriler arkada??n?z?n, afedersiniz, sübyanc? oldu?unu san?yorlar...”
F?rlad?k ve Tacettin’i linç etmeye kararl? kalabal???n yan?na ko?tuk.. Elimizden geldi?ince çabuk davranm??t?k ama yine de Tacettin, öfkeli kalabal??? tatmin edecek kadar h?rpalanm??t?.. Onun korkunç bir yanl?? anlamaya kurban gitti?inden emindik.. Gene de bir süre otel odas?nda saklanmas? iyi olacakt?...
Daha sonra olay?n yorumunu yaparken aram?zda ikiye bölündük... Bir k?sm?m?z Tacettin’in yüzme bilmedi?i için çocuk havuzuna girdi?ine inan?yordu... Di?erleri ise onun geçmi?ini didikleyerek imal? bir ?ekilde “zaten ilkokul ö?retmeni olmak isterdi ve olur olmaz, niye art?k elma ?ekeri sat?lm?yor nostaljisi yapard?...” diyorlard?...
“Lütfen bu konuyu kapatal?m...” dedim. “Onun ?u anda tek dayana?? bizleriz... Ku?kunun beynimizi buland?r?p akl?m?za hükmetmesine izin vermeyelim... Karanl?k bir silah?n pe?pe?e ate? almas? gibi, patlamaya ba?lad? m? sorular, kendimize olan sayg?m?z ve savundu?umuz tüm de?erler.. De?erler..”, kahretsin, güzel ba?lam?? ve oldukça da etki sa?lam??t?m... Fakat betimlemelerimin, saptamalar?m?n ve irkiltici mesajlar?m?n sonunu toparlayamam??t?m... “...tüm de?erler ?ey olur yani..” diye i?renç bir ?ekilde bitirdim.. Karizmam, dalga yiyen kumdan bir kale gibi çökmü?tü.
Orkun kalkt?, “evet, herneyse... Ben bir jet-ski kiralayaca??m arkada?lar... Jet-skime binmek isteyen varsa gelsin...” dedi s?r?tarak...
Ve ard?ndan i?renç espriler ya?d?... Ucuz bir televizyon komedisindeydik sanki... “Benim jet skim daha büyük, iki ki?i oturtabilirim...”
“Beyler, iyi bir dalgada jet skimi iki metre kald?rabilirim...”
Ben bile kendimi kapt?r?p dedim ki... “Hah ha... Jet-skimden a??a??, kas?mpa...” Hemen toparlan?p sustum...

Per?embe, saat 17.20
?çki, daha do?rusu bira konusunda iyi bir s?nav verememi?tik...
Size bir gün içindeki tart??ma konular?n? saat dilimlerine göre s?ralarsam ne demek istedi?im daha iyi anla??lacakt?r...
Sabah kahvalt?s?nda, henüz bilinçlerimiz aç?k ve anlaklar?m?z bulan?k de?ilken yava? m?r?ldanmalar ve çevreye sayg?l? ses tonlar?yla konu?tu?umuz konular, “19’ncu yüzy?l ba??na kadar, Topkap? Saray? içindeki Enderun Mektebi’nin Osmanl? bat?l?la?ma hareketine olan etkileri..”, “Orpheus ö?retisinin Dionysos kültüyle olan benzerlikleri ve Panteizm ile aras?ndaki kar??la?t?rmal? tart??ma...” ve “Yeni Kaledonya tak?madalar?nda ya?ayan yerlilerin mas teknikleri ve el sanatlar?...”
Sabah ve ö?len aras?nda bunlara benzer konular irdelenirken, bir kaç bira içildikten ve güne? tepede yükselmeye ba?lad?ktan sonra, sesler yükselirken konular da farkl?la??yordu... “Türkiye futbol ligi ulusal olduktan sonra en çok ?ampiyonlu?u Galatasaray m? yoksa Fenerbahçe mi kazanm??t?r?..”, “Küçük ?bo’yla, dahi çocuk Selimcan çamur güre?i yapsa hangisi yener..”, “Lan o?lum saçlar tepeden aç?lmaya ba?lam??... Valla evde kald?n..” gibi...
Ve ak?am... Güne?in alçalmas?yla birlikte, sanki karakterler de alçal?yor, dam?t?lm?? ya da mayalanm?? alkol, bast?r?lm?? ki?ilikleri parçalayarak bilinçalt?n?n en tepesine bayra??n? dikiyordu... “Hande’ye bi kere... sam, ba?ka bir?ey istemem hayatta abi..”, “Üüyyooop, hadi kim daha güzel maraba Televole diyecek bakal?m... Ba?laa!..”, “Kim ulan parmak att? bana... Tayguun, sensin di mi g.to?!.”

Cuma, saat 12.46...
Korkunç bir?ey oldu... Nahide iplerini çözüp kurtulmu? ve a?z?ndaki ambalaj band?n? ç?kartm??..
Önce ç??l???n? duyduk... Ve sonra kendisini gördük... Ne denebilir bilmiyorum ki... Bir organizman?n çökü?ü belki de...
Nahide d??ar? f?rlad?... Tüm otelin bahçesini ba??rarak katetti... Havuzun çevresinde dola?t?.. Yemekhanede bir ara yere dü?tü... Sonra kumsala do?ru ba??rarak uzakla?t?... Ç?r?lç?plakt?!..

Cuma, saat 14.25...
Moralimiz çok bozuk... Herkes bize bak?p, “i?te o deli k?z?n arada?lar?..” diye f?s?ld?yor...
Otelden ayr?lmaya karar verdik... Her?ey anlam?n? yitirdi çünkü... Hiçbirimizin keyfi yok.. Yine de gitmeden önce son kez baz? etkinlikler yap?p ondan sonra toplanmaya karar veriyoruz ve da??l?yoruz...

Cuma, saat 16.10..
O lanetli kelimeyi... Daha do?rusu o u?ursuz ad? unuttuk san?yorduk... Kimbilir kaç gündür akl?m?za bile gelmemi?ti... Ama batakl?ktan f?rlayan ölümcül bir yarat?k gibi birden ortaya ç?kt? ve hepimizi zopalad?...
Evet, anlad?n?z... Yusuf!.. Yerimizi ö?renmi? ve minibüse atlayarak gelmi?ti.. Üstelik o kadar öfkeliydi ki o yakla??rken Akdeniz bile birkaç metre geriye çekilmi?ti.. Gelirken önce Nahide’yi bulmu?tu ve minibüsten ç??l?klar? geliyordu.. Onu, yak?ndaki bir tatil köyü in?aat?n?n içinde, amelelere yanan odun de?direrek zorlukla ellerinden alm??t?..
Otele gelir gelmez havuzun yan?ndaki bir masaya ç?kt? ve çevredeki tüm ekolojik yap?y? titreten bir sesle ba??rd?... “Uleaaaaaaaaann!... Dürttü?ümün dallamalar??????????!....”’’
Dürttü?nün dallamalar? bizdik... Kaçacak delik aramak bo?unayd?... Tarcan’? havuzun dibine dalmaya çal???rken mayosundan yakalay?p d??ar? çekti.. Bu arada Tarcan için utanç verici bir?ey oldu ve mayosu parçalanarak Yusuf’un elinde kald?... Zavall? Tarcan... Bir taraftan dayak yiyip bir taraftan ?eylerini salmaya çal???rken çok ac?kl? görünüyordu...
Yusuf bir yandan  ba??r?yordu “Ulan sizi dallamalar, ulan en adi ?erefsiz evlatlar?... Bir de haber vermeden kaçars?n?z haa!.. Üstelik de nereye?.. Do?a dü?man?, sahil ya?mac?s?, do?al çevre örtüsünün katili bu be?er y?ld?zl? i?renç beton y???nlar?ndan birine haa!.. Ulan gösteririm ben size...”
Her birimizi bir yerde yakalad? ve odalardan e?yalar?m?z? bile almam?za izin vermeden döve döve minibüse soktu.. Ben dayak yerken elimden geldi?ince ma?rur görünmeye çal??t?m... Sadece bizim oteldekiler de?il, tüm çevre tatil köyleri ve resort otellerden insanlar da ak?n ak?n gelip bizi seyrettiler.... Yusuf, kimimizi jet-skiden, kimimizi muz’dan, kimimizi animatör k?zlar?n elinden, Tacettin’i ise kom?u otelin çocuk havuzundan alarak dövdü ve ikibuçuk saat içinde bu alçalt?c? i?kence bitti...
Minibüste giderken bize olan siniri biraz olsun azalm??t? ve hep birlikte alternatif tatil yapmaya gitti?imizi söylemi?ti... Tabii ki hiç kimse “nereye?” diye soramam??t?...

Cumartesi, saat 07.24
Toroslarda bir yayladay?z..
S?cakl?k yakla??k 4 derece ve üzerlerimizde en fazla atlet ve ?ort var...
Bekir gittikçe daha fazla mor oluyor.. Her an donabilir..
Sibel, Yusuf’un tehdit kokan zorlamas?yla siyah bir keçiden süt sa?maya çal???yor ve bir yandan a?l?yor..
Nahide ve Tarcan ç?r?lç?plaklar ve yar? deli bir durumda ba??rarak ko?uyorlar...
Yusuf, Tacettin’in yan?na gidiyor ve onun üzerindeki % 99 seks yazan ti?örtü parçalayarak ç?kart?yor...
Sonra da hepimizi hep bir a??zdan ba??rmaya zorluyor. “Yaylada tatil ne güzeeel!..” Ama Bekir’in a?z?ndan sadece ?iddetli tak?rt?lar ç?k?yor...