25.11.2017

DOSTLARLA HEP B?RL?KTE P?KN?KTE

Öneri kimden gelmi?ti bilmiyorum ama tüm dostlar gibi, yüre?imin yabans? vuru?larla atmaya ba?lad???n? hissederek dinlemi?tim onu..
Ç?lg?n bir dü?ünceydi... Ama kar?? konulmaz bir çekicili?i vard?... Avuçlar?m?z? uzat?p nerdeyse yasak meyvaya dokunmak üzere oldu?umuzu duyumsam??t?k...
Pikni?e gitme dü?üncesi... Tüm dostlar toplan?p pikni?e gitme dü?üncesi.. Bu öneri yabanc? bir gezegenden kopup gelen cehennem s?cakl???ndaki bir gökta?? gibi dü?mü?tü aram?za...
Dostlar ve piknik ha!.. Ucuz bir alt kültür etkinli?i olan piknik... Biz ve piknik... Nas?l örnek verebilirim bilmem... Fatih Altayl? ve H?ncal Uluç'un Fenerbahçe Tak?m?’n?n soyunma odas?na girmesi gibi bir?ey... Ya da Arena ekibinin büyük bir habercilik olay? üzerine gizli kameras?z gitmesi gibi...
Uzun süren tart??malardan sonra bu tür bir kitsch giri?imini ne ad?na yapabilece?imizi, durumu kendi aç?m?zdan hangi sa?lam mant??a oturtabilece?imizi ve bunun tüm sosyo etonomik, politik ve iç benlik ad?na irdelemesini yapt?ktan sonra “asla ciddi bir?ey de?il... ??in dalgas?” sonucuna vararak pikni?e gitmeye karar verdik...
Bu s?rada Berkay ad?ndaki dostun tuvalete çok s?k gitti?i gözümden kaçmad? ve gizli gizli burnunu kar??t?rd???ndan ku?kuland?m... Tarcan adl? dost da beni bak??lar?yla onaylad?...
Ertesi sabah hava henüz karanl?kken, kiralad???m?z minibüs geldi ve bizi bulu?tu?umuz yerden ald?...
Dostlar?n hiçbirisi konu?muyordu... Minibüsün içinde neredeyse kahve telvesi kadar yo?un bir suçluluk duygusu ile dudak kenarlar?nda beyaz izler b?rakan tuzlu ayran kadar gerçek bir endi?e çökmü?tü... Pikni?e gidiyorduk...
Bizi o s?ra tek rahatlatan ?ey bir piknik için çok uygun bir zamanda olmam?zd?... Kas?m?n sonundayd?k ve hiç kimse taraf?ndan görlümeyece?imize hemen hemen emindik...
Yine de Taygun ad?ndaki dostun, surat?na k?rm?z? bir burun, pala b?y?k ve gözlüklerden olu?an aptal bir plastik maske takmas?n? yad?rgad???m?z? söyleyip ç?kartmas?n? sa?lad?k...
Piknik yerine ula?t???m?zda hava ayd?nlanm??t?... Yap?lacak ilk i? minibüs ?öförünün surat?na sprey s?k?p bay?ltmakt?... Bu i?i Sibel ad?ndaki dost yapt?... Zaten sabah?n köründe bir grup nalet insan? neden bu ?ss?z yere getirdi?ine ak?l erdiremeyen ve so?uktan yar? uyu?mu? durumda olan ?oför bay?lmakta hiç güçlük ç?kartmad?...
Sonra temkinli bir sinirlilik içinde çantalar aç?ld?... Yere battaniye ve kilimler yay?ld?... Erkekler pijama ve atletlerini giyerlerken, k?zlar kuru köfteleri ve yalanc? dolmalar? ç?kartt?lar... Sonra bir top yuvarland?... Gönülsüz bir ne?e içinde yakan top ve istop oynand?...
Bu arada olaya kendisini fazlas?yla kapt?ran ve ars?z bir keyifle uzun e??ek oynamay? teklif eden Tacettin adl? dost k?nan?p yaland?... Futbolcular?n bitse de gitsek havas?nda oynad?klar? zevksiz bir futbol maç?ndaki gibi gerekli tüm etkinlikleri çabucak bitirip yemek yemek üzere kilimlerin üzerine oturuldu...
Yemek ve... Rak?!.. Rak?lar içilmeye ba?land???nda “Bokunun dondu?undan” söz eden Taylan ad?ndaki dosta bir köfte eksik verildi ve herkes yemek yerken bok dememesi gerekti?i, Nahide ad?ndaki dostun kusmas?na neden oldu?u hat?rlat?ld?...
Zaten Nahide’nin kusmas?ndan sonra yemeklere dokunulmad? ve rak?ya a??rl?k verildi... Kurulan cümlelerin içinde “J” harfi gitgide ço?ald?... Endi?e ve gerginlik, da??lan bir sis gibi üzerimizden kalkt? ve yerini meltemsi bir hafifli?e b?rakt?...
K?zlar ip atlarken, erkeklerse Yusuf ad?ndaki iri yar? dostun önerini co?kuyla kabul ettiler ve uzun e??ek oynand?... Benim iki omurum kayd?...