23.11.2017


Her sene tek bölüm olarak yay?mlanan bir televizyon dizisi mant???yla sunulan Yüzüklerin Efendisi'nin ikinci bölümü sonunda salonlarda. Dizinin ilk halkas? olan Yüzük Karde?li?i bölümünden sonra yazd???m yaz?da, ikinci bölümden önce birinci bölümün tekrar vizyona sokularak 'sözde hat?rlatma' kabilinden çift ka?arl? bir kâr sa?lanaca??n? söylemi?tim. Nitekim önce, ilk film tekrar gösterildi; ard?ndan da ?ki Kule geldi. CNN Türk Kanal? taraf?ndan da gala bölümü canl? yay?mlanarak görkemli bir ?ekilde kar??lanan Yüzüklerin Efendisi'nin gerek kitab?, gerekse de filmlerinin bir hayli fanati?i ve hatta müridi var. Sayg?yla kar??lamak gerekir. Ama art?k yol bilgisayarl? otomobiller, robot çelikler ve Milli Piyango'nun verdi?i 8 trilyonluk ikramiyeler ça??nday?z. Her ?eyin çok h?zl? ya?and??? ve çokça sorguland??? bu devirde fantastik bir destan yaratmak ve dü?sel mitolojik bir dünya kurup insanlar? buraya sokabilmek gerçekten çok zor. A??r? romantik ve biraz da tuzu kuru olmay? gerektiriyor. Kald? ki Yüzüklerin Efendisi'nin bir Yunan mitolojisi kadar çapra??k ve felsefik bir dokusu da yok. ?yi ve kötünün ezeli çat??mas? üzerine kurulu, çok da yeni bir ?ey söylemeyen ama sineman?n görsel teknolojisi olarak bak?ld???nda gerçekten ola?anüstü sahneler içeren görkemli bir yap?t... Üstelik ?ki Kule bölümü, birinci filmde oldu?u kadar kendisini ciddiye alm?yor ve yer yer mizah tad?n? da kullan?yor. Türkçe dublajl? olarak izledi?im filmde, sürünerek hareket eden meczup karakter Gollum, kulland??? gramerle bana G?rg?r Dergisi'nin Behiç Pek ve Latif Demirci imzal? unutulmaz tipi Muhlis Bey'i hat?rlatt?. '?smisim bu/ismim bu', 'boynusunu k?r onun/boynunu k?r onun' gibi ifade biçimleri kendisini serinin en sempatik sanatç?s? yap?yor. Keza, dedeler gibi Osmanl?ca konu?arak çok yava? hareket eden A?açsakal ve di?er yürüyen a?açlar, öykünün ciddi destans? havas?n? k?r?yor ve bence çok da iyi oluyor...
Geçmi?leri çok derinlere uzanan her ülke ve her kültürün kendisine ait destanlar?, efsaneleri, mitolojileri, dü?sel ve fantastik kahramanlar? var. Sadece bir yazar?n hayal gücüyle s?n?rl? olmayan ve yüzy?llar boyunca tu?la üzerine tu?la konularak anonim olarak imeceyle kotar?lan bu destans? yap?ya art?k günümüzde bir ba?ka tu?la eklenmesi çok zor. Bu yüzden Yüzüklerin Efendisi gibi, bir yazar?n elinden ç?kan bir esere çok büyük anlamlar yükleyerek ondan bir efsane yaratmaya çal??mak yerine, üç saat boyunca bu dünyay? unutup anl?k tatlar ç?karmak daha do?ru gibime geliyor. Yoksa günümüz yazarlar? bilmez mi güncellenmi? son versiyon destanlar yaratmay??.. Kültürler de?i?ti?inde, yozla?t???nda ya da üzerine yeni detaylar eklendi?inde son sürüm efsaneler yaz?labilir mi?.. Belki yaz?labilir ama büyük iddialar ta??madan ve dayatmadan, dalgaya alarak. Ben ?imdi, 'i?kembe çorbas? vadisinden vah?i pul biberlere bulanarak yuvarlanan tuzlama kavminin, üstü Tekirda? rak?s? alt? çinekop bal??? olan mangal insanlar?yla sava??n?' yazsam bundan bir destan olur mu?..