22.11.2018

UYUDUK DA B├ťY├ťD├ťK


Bazen ┼ču olur... S├Âzc├╝kleri y├Ânlendirdi─činizi san─▒p keyiflenirken bir de bakm─▒┼čs─▒n─▒z ki s├Âzc├╝kler sizi y├Ânetmeye ba┼člam─▒┼č. Bunu fark etti─čim zaman kendimi masaya dayanm─▒┼č bir dirsek zannediyordum. D├╝nyadaki t├╝m haks─▒zl─▒klar sona erene dek kendimi dirsek sanmaya devam edecektim de... Ama kabul edersiniz ki dirsek olmak ├žok s─▒k─▒c─▒ bir ┼čeydir. ├ťstelik k├Ât├╝ niyetli birinin eline ge├žerse, toplumlar─▒ afyonlamak i├žin kullanabilir bunu. Nitekim, kendimi ├žama┼č─▒r g├╝n├╝ zannetti─čim bir ba┼čka
d├Ânemi saymazsak, bir ┼čey ├╝flenirken ├ž─▒nlayan kulak a─čac─▒ kadar yo─čun ya┼čad─▒m hayat─▒. Yalan tabii...
Cep telefonum olmad─▒─č─▒ halde bir cep telefonunun melodisiyle uyand─▒m. Bu bir k─▒yamet habercisi diye d├╝┼č├╝n├╝rken inan─▒lmaz bir ┼čey oldu. Be┼č ortal─▒ bir kareli defterin ikinci ortas─▒ girdi odaya... 'Hey dostum' dedi ikinci orta. 'Sana anlaml─▒ bir ┼čey s├Âylemek istiyorum ama akl─▒ma bir ┼čey gelmiyor. Bunun yerine, cumartesi ve pazar da dahil her g├╝n saat 20.00'ye
kadar beni arayabilirsin ha, ne dersin?..
Ayr─▒nt─▒l─▒ bilgi, yar─▒n gazetelerde...' ─░kinci ortan─▒n son s├Âylediklerini duyamad─▒m. Tekrar yak─▒lan bir ─░kibin sigaras─▒n─▒n duman─▒na d├Ân├╝┼čerek a├ž─▒k pencereden u├žtum gittim...
Bir sal─▒ g├╝n├╝yd├╝ ve evimin duvar─▒na tablo asacakt─▒m. Duvara ├živiyi ├žakt─▒ktan sonra tablo almay─▒ unuttu─čumu fark ettim... Asl─▒nda ├živi ├žakmay─▒ da unutmu┼čtum. Kald─▒ ki o g├╝n sal─▒ de─čildi ve benim evim de yoktu... Birden kendimi, 'kendini do─čalgaz d├╝┼č├╝ncesine al─▒┼čt─▒ran ama apartmanda aidatlar toplanamad─▒─č─▒ i├žin k├Âm├╝r kazan─▒ de─či┼čtirilemeyen birisi' gibi duyumsad─▒m. G├Âzlerimle naylon po┼čet h─▒┼č─▒rt─▒lar─▒n─▒ izlerken burnum, masaya vuran parmak t─▒k─▒rt─▒s─▒ kokusu al─▒yordu. Nalburun denize do─čru bak─▒┼č─▒ genzimi yakt─▒...
Yerden y├╝kselmeye ba┼člad─▒m ve kendimi, duvara yap─▒┼čt─▒r─▒lan ┼čark─▒c─▒ afi┼člerine karalanm─▒┼č bir b─▒y─▒k olarak g├Ârd├╝m... Hemen yan─▒nda herhangi birisinin day─▒ o─člu vard─▒ ve bana bak─▒p kola kutusu gibi g├╝l├╝ms├╝yordu. Ancak biraz daha y├╝kseldi─čimde day─▒ o─člu oldu─čunu sand─▒─č─▒m ┼čeyin asl─▒nda tam k─▒rk tonluk bir ├╝retim a├ž─▒─č─▒ oldu─čunu fark ettim... Sa─č elimin ba┼čparma─č─▒ yerinde sol elimin ba┼čparma─č─▒ duruyordu. Garip bir durumdu bu. Sa─č g├Âz├╝mle sol g├Âz├╝m de yer de─či┼čtirmi┼čti. Kulaklar─▒m da ├Âyle... Neyse ki sa─č burnum ve sol burnum diye bir ┼čey olmad─▒─č─▒ i├žin o yerli yerindeydi... Zaten solak olman─▒n d─▒┼č─▒nda hayat─▒m ├žok da de─či┼čmeyecekti... Her neyse, bu k├╝├ž├╝k ayr─▒nt─▒lar─▒n d─▒┼č─▒nda as─▒l sinirimi bozan ┼čey sessizlikti.
O kadar sessizdi ki ortam, t─▒rnaklar─▒m─▒n uzarken ├ž─▒kard─▒─č─▒ sesleri duyabiliyordum. Birden sessizlik bozuldu, Recep Tayyip Erdo─čan'─▒n se├žim otob├╝s├╝ ba─č─▒rd─▒ uykuma...
Bu hafta Al Pacino'lu ve Robin Williams'l─▒ Insomnia filminden bahsedecektim... Uykusuzluk hastal─▒─č─▒ Insomnia'y─▒ bir polisiye gerilimle bulu┼čturan bu g├╝zel film hakk─▒nda d├╝┼č├╝n├╝rken uyuyakald─▒m... ┼×u i┼če bak─▒n ki uykusuzluk ├╝zerine bir ┼čeyler yazmak isterken uykumda g├Ârd├╝─č├╝m b├Âl├╝k p├Âr├ž├╝k/abuk subuk ┼čeyleri yazmak durumunda kald─▒m... Neye niyet neye k─▒smet... Ancak bundan bile bir mesaj ├ž─▒karmak gerekirse ┼čunu diyebilirim.
─░n┼čallah ─░nsomnia olup da bu g├╝zel ve sa├žma r├╝yalardan mahrum kalmay─▒z... Amin...