23.11.2017


Bazen ?u olur... Sözcükleri yönlendirdi?inizi san?p keyiflenirken bir de bakm??s?n?z ki sözcükler sizi yönetmeye ba?lam??. Bunu fark etti?im zaman kendimi masaya dayanm?? bir dirsek zannediyordum. Dünyadaki tüm haks?zl?klar sona erene dek kendimi dirsek sanmaya devam edecektim de... Ama kabul edersiniz ki dirsek olmak çok s?k?c? bir ?eydir. Üstelik kötü niyetli birinin eline geçerse, toplumlar? afyonlamak için kullanabilir bunu. Nitekim, kendimi çama??r günü zannetti?im bir ba?ka
dönemi saymazsak, bir ?ey üflenirken ç?nlayan kulak a?ac? kadar yo?un ya?ad?m hayat?. Yalan tabii...
Cep telefonum olmad??? halde bir cep telefonunun melodisiyle uyand?m. Bu bir k?yamet habercisi diye dü?ünürken inan?lmaz bir ?ey oldu. Be? ortal? bir kareli defterin ikinci ortas? girdi odaya... 'Hey dostum' dedi ikinci orta. 'Sana anlaml? bir ?ey söylemek istiyorum ama akl?ma bir ?ey gelmiyor. Bunun yerine, cumartesi ve pazar da dahil her gün saat 20.00'ye
kadar beni arayabilirsin ha, ne dersin?..
Ayr?nt?l? bilgi, yar?n gazetelerde...' ?kinci ortan?n son söylediklerini duyamad?m. Tekrar yak?lan bir ?kibin sigaras?n?n duman?na dönü?erek aç?k pencereden uçtum gittim...
Bir sal? günüydü ve evimin duvar?na tablo asacakt?m. Duvara çiviyi çakt?ktan sonra tablo almay? unuttu?umu fark ettim... Asl?nda çivi çakmay? da unutmu?tum. Kald? ki o gün sal? de?ildi ve benim evim de yoktu... Birden kendimi, 'kendini do?algaz dü?üncesine al??t?ran ama apartmanda aidatlar toplanamad??? için kömür kazan? de?i?tirilemeyen birisi' gibi duyumsad?m. Gözlerimle naylon po?et h???rt?lar?n? izlerken burnum, masaya vuran parmak t?k?rt?s? kokusu al?yordu. Nalburun denize do?ru bak??? genzimi yakt?...
Yerden yükselmeye ba?lad?m ve kendimi, duvara yap??t?r?lan ?ark?c? afi?lerine karalanm?? bir b?y?k olarak gördüm... Hemen yan?nda herhangi birisinin day? o?lu vard? ve bana bak?p kola kutusu gibi gülümsüyordu. Ancak biraz daha yükseldi?imde day? o?lu oldu?unu sand???m ?eyin asl?nda tam k?rk tonluk bir üretim aç??? oldu?unu fark ettim... Sa? elimin ba?parma?? yerinde sol elimin ba?parma?? duruyordu. Garip bir durumdu bu. Sa? gözümle sol gözüm de yer de?i?tirmi?ti. Kulaklar?m da öyle... Neyse ki sa? burnum ve sol burnum diye bir ?ey olmad??? için o yerli yerindeydi... Zaten solak olman?n d???nda hayat?m çok da de?i?meyecekti... Her neyse, bu küçük ayr?nt?lar?n d???nda as?l sinirimi bozan ?ey sessizlikti.
O kadar sessizdi ki ortam, t?rnaklar?m?n uzarken ç?kard??? sesleri duyabiliyordum. Birden sessizlik bozuldu, Recep Tayyip Erdo?an'?n seçim otobüsü ba??rd? uykuma...
Bu hafta Al Pacino'lu ve Robin Williams'l? Insomnia filminden bahsedecektim... Uykusuzluk hastal??? Insomnia'y? bir polisiye gerilimle bulu?turan bu güzel film hakk?nda dü?ünürken uyuyakald?m... ?u i?e bak?n ki uykusuzluk üzerine bir ?eyler yazmak isterken uykumda gördü?üm bölük pörçük/abuk subuk ?eyleri yazmak durumunda kald?m... Neye niyet neye k?smet... Ancak bundan bile bir mesaj ç?karmak gerekirse ?unu diyebilirim.
?n?allah ?nsomnia olup da bu güzel ve saçma rüyalardan mahrum kalmay?z... Amin...