23.11.2017

RUH ?K?Z? SPOR YAZARLARI


Büyük hayran kitlesine sahip ünlü insanlar?n ba?lar?, evlilik kavram?yla genellikle derttedir. Evli olsalar bir türlü, olmasalar bir türlü diye kabaca özetlenecek bu durum, sinema, tiyatro, televizyon, edebiyat gibi alanlarda da s?kça i?leniyor. Evliyseler, ya?amak zorunda olduklar? yo?un hayat ve mesleklerinin gerektirdi?i geni? çevre e?leriyle olan ili?kilerini sars?yor, evli de?ilseler hayranlar?na kar?? evlenmek, onlar?n üzerine kuma getirdi?i duygusunu uyand?rabiliyor. Özellikle han?mlar, hayran olduklar? erkek sanatç?n?n bekâr olmas?ndan dolay? gizli bir memnuniyet duyarken, evlenmesi durumunda (az ya da çok) burukluk ya?ayabiliyorlar. E?lence sektörü ile resmi nikâh sektörü aras?nda böyle garip çeli?kiler var.
'Benim Kar?m Artist' adl? filmde ünlü bir kad?n oyuncuyla evli olan bir spor yazar?n?n öyküsü anlat?l?yor. Ünlü e?le evli olmak durumuna, ailenin içinden bakan bu film benim akl?ma çok ba?ka ?eyler getirdi. Örne?in tam tersi olsayd? ve ünlü bir spor yazar?yla evli olmak durumu i?lenseydi, Türkiye'de neler olurdu? Gerçek hayattan al?nmayan ama benzerlikler olursa da tamamen tesadüf diyebilece?imiz öykünün kahraman?, ?imdilerde gazete ve televizyonda futbol yorumculu?u yapan bir eski hakem olsun. Ve yine, diyelim ki rakip gazete ve televizyon kanal?nda yorum yapan bir ba?ka eski hakemle kap??s?n.
Senaryo gere?i, bu spor yazarlar?ndan bir tanesi gazetedeki kö?esinde, (olmaz ya) di?eri için 'Kendisini imparator zanneden bir teknik direktörü çekemiyor, ona kar?? kompleksi var' diye yazs?n. Öbür spor yazar?, buna çok sinirlenip (mesela) ?öyle bir yaz? dö?ensin: 'Maçlara gitmek yerine Akmerkez'e gidiyorsun. Belki çocuklar?n ve kar?n izin vermiyordur. Sevgili kar?n?n dizi dibinde, o güzel k?zlar?n? al?p ekran kar??s?nda ?ekersiz nescafe içece?ine, irile?en poponu kald?r da maçlara git...'
Bu kez di?er spor yazar? (faraza) ?öyle bir cevap yazs?n: 'Sana seksüel psikanaliz laz?m. Zaten senin baban ?di Amin gibiymi?. ?nsan eti yiyen bir diktatörün o?lu olman?n ne demek oldu?unu ?imdi sende görüyorum. Hep belden a?a?? vuruyorsun. Hani hep h?yardan iyi anlad???n? söylersin ya. Ben de bilinçalt? ve sapmalardan iyi anlar?m. Ke?ke Freud seni tan?sayd?...' 'Bu senaryoda geçenlerin gerçek hayatla benze?mesi tamamen tesadüftür' cümlemi yineliyor ve son sahneye geçiyorum. Yine ayn? spor yazar? h?z?n? alamaz ve televizyonda konuk oldu?u spor program?nda ?unlar? söyler: (hani olur da) 'Ailemi, kar?m?, k?zlar?m? i?in içine kar??t?rma senin dilini keserim. Hatta burada söylenmeyecek ba?ka bi ?eyini de keserim...'
Hayali senaryosundan bile utand?m ?imdi. Daha fazla yüzüm k?zarmadan kesiyorum ve bu filmin finali için birkaç seçenek öneriyorum: Bir, her iki spor yazar? da meslekten men edilir.
?ki, spor yazarlar?n?n aileleri, aileden sorumlu bakanl?k taraf?ndan korumaya al?n?r. Üç, birbirlerinin ruh ikizi oldu?unu anlayan yazarlar, beraber uzaklara kaçar ve evlenirler...
Yazar?n notu: Hi??, eski hakem ve yorumcular! Bir daha sak?n tribünlerde küfür ve ?iddet var demeyin olur mu? Siz konu?mazsan?z hiçbir ?ey olmaz zaten...