23.11.2017


Amerika Birle?ik Devletleri'nin, k?sa tarihi içinde, bu kadar çok dü?man edinmesi bir tesadüf olabilir mi? Geçen haftaki yaz?da bahsedildi?i gibi, K?z?lderililerden ba?layarak Araplara uzanan bir yelpaze içinde dünyan?n nerdeyse bütün insan ?rklar? ve politik ideolojileriyle sava?a girmi? tek ülke olarak Hülya Av?ar Show'a kat?lmay? hak edecek kadar ilginç bir özellik ta??yorlar. K?z?lderililerle, Ruslarla, Vietnaml?larla, Almanlarla, Araplarla, kendi güneyleriyle ve hatta uzayl?larla bile sürekli sava?m??, didi?mi? bir ülke Amerika.
Giri?tikleri her sava??n hakl? bir mazereti de var elbette: Özgür dünyay? savunmak... Zenginli?in ve ekonomik gücün ??mar?kl???yla kendine misyonlar biçen, durumlardan vazife ç?karan ve her karar?n? fütursuzca uygulayabilen bir dünya züppesinin tüm yapt?klar?na katlanmaktan ba?ka çare yok gibi görünüyor. Amerikan sinemas? da kendi devletlerindeki bu gücün fark?nda olarak, ayn? önemseme ve ayn? benmerkezci bir abart?yla ayn? konular? i?leyip duruyor.
Ne? Amerika'n?n d?? dü?manlar?... Kendi halk?n? bilinçli olarak sürekli bir paranoyan?n içinde tutmaya özen göstererek, yaratt??? dü?manlarla büyümeye çal??an ve insanlar?n? özgür dünyan?n Robin Hood'u oldu?una inand?r?p bir arada tutan Amerika'n?n balonu 11 Eylül sald?r?s?yla söner gibi olduysa da, tamirat çal??malar? devam etmekte. Bunun için ne gerekiyorsa yapacaklar. Bir taraftan, Afganistan'?n ard?ndan Irak'a da haddini bildirerek ne büyük devlet olduklar?n? gösterirken di?er taraftan da sinemac?lar yeni konularla yeni korkular?n üstesinden gelerek üzerlerine dü?eni yapacaklar. Yeni dü?manlar Amerika'ya sald?racak, bombalar patlayacak, bazen uzayl?lar i?gal edecek, böcekler büyüyerek New York'u yiyecek, hatta belki kuzeyden, deh?et veren paytak ad?mlar?yla vah?i penguenler sald?r?ya geçecek ama Amerika, her türlü tehlikeden zaferle s?yr?lmay? bilecek.
?u s?ra sinemalarda oynayan 'En Büyük Korku' adl? film de bu tema üzerine kurulu. Amerika'n?n ve Amerikal?lar?n kendi egolar?n? tatmine yönelik bayat, bildik ve g?na getirici bir d?? tehlike sendromu. Araplardan nükleer bomba sat?n alan neo-Naziler, büyük patlamalar, kahraman ba?kan, hamaset, falan filan... Bu filmin belki de tek önemi var. 11 Eylül ?okundan sonra korkuyu ye?ertmemek ve insanlar? ayn? görüntülerle yüzle?tirmemek için gündemden kalkan, ertelenen terör filmerinin tekrar
ba?lamas?. Amerika, paranoyas?ndan ve gerçeklerle yüzle?meme uykusundan uyan?yor olarak yorumlanabilir.
Halk? tedirgin ve rahats?z etmemek, eski ac?lar? hat?rlatmamak ad?na sinemada baz? konular?n ertelenmesi genel bir yakla??m olsayd?, Türkiye'de nerdeyse hiç film yap?lmamas? gerekirdi. Ho?, zaten pek yap?l?yor say?lmaz ama yap?ld???n? varsayarsak Pamuk Prenses filmi bile tehlikeli say?labilirdi. Cad?n?n Pamuk Prenses'e verdi?i büyük k?rm?z? elman?n hormonlu olabilece?i ku?kusu halk?m?z?n moralini bozaca?? için hiç çekilmemesinde yarar var mesela... Ya da bir filmde so?an ve sarm?sak göstermek, sol ve sa? çat??malar?n? hat?rlatabilir ve ya?anan büyük ac?lar? tazeleyebilir. Hele hele bir filmde anayasadan bahsetmenin tehlikesini dü?ündünüz mü? Ak?llara hemen bir Milli Güvenlik Kurulu toplant?s? ve o toplant?da havada uçu?an Anayasa kitapç??? gelecektir. F?rlat?lan bir Anayasa kitapç??? ile ba?layan ve bir gecede yar? yar?ya fakirle?en halk?m?za o ac?l? süreci hat?rlatman?n ne gere?i var ki...